1 Ağustos 2008 Cuma

27 Temmuz MetallicA

Hayatımda unutamayacağım bir konser. Bu konsere aylar öncesinden bilet alıp konser gününe iki gün önceden istanbula gittik. Geztik, tozduk, eğlendik derken büyük gün geldi çattı. Bazıları geceden sıraya gimişler, bizse sabah 8 gibi stadın önüne geldik. Biraz yerde filan takıldık sonra arlara kaynadık derken herkesi dışarı çıkardılar. Geceden beri bekleyenler bizim arkamıza geçti. 5-6 saat geçti ki havada bir balon görüldü. Millet sıkılmış olcakki binlerce kişinin eğlencesi o tek balon oldu. Tabi tek balon yetmeyince millet prezervatifleri şişirip balon yaptı. Nerdeyse 1 saat onlarla eğlendik. Sonra su savaşı başladı, heryerden su gelmeye başladı üstümüze, daha sonra biralar havada uçuştu (ki bu iğrençti saçlarımız falan yapış yapış oldu zaten terliydik, arkadaşın sırtına Burn bile geldi). neyse saat 3'e yaklaşırken kapılar açıldı. Ve izdaham başladı. Yaklaşık 1 saat suren izdaham...

Ve sonunda içerideyiz...Tabiki içeri girince direk yiyecek birşeylere yöneldik ve şok olduk. Fiyatlar okadar pahalıydı ki neyse burayı geçelim. Sahne önce The Sword isimli genç bir grup çıktı. Güzel parçaları olmasına rağmen bir solist eksikliği hissedildi. Ancak müziğe susamış olan bizler The Sword'la ısınmaya başladık. Ve ondan sonra Pentagram sahneye çıktı. 1000 in the Eastland'le güzel bir giriş yaptılar (ney getirmeleride güzel olmuş) ama araya giren Dark is the Sunlight ve Gündüz Gece coşmuş olan bizleri durgunlaştırdı. Ama yinede çok güzel bi performans sergilediler. Daha sonra sahneye türk dinleyicisinin pek tanmadığı Down çıktı. Pantera'dan Aselmo güzel performans sergiledi ama grubun şarkıları biraz sıradandı. Aselmo seyirciyle içli dışlı olmaya çalıştı ama bizleri pek mutlu ettiğini söyleyemem. (Ki zaten 1-2 parçasını dinledikten sonra sıkılıp çimler yatmaya gittik)

Heyecanımız artmaya başladı. Metallica bizi biraz bekletince VIP'dekiler amigo olmadan dakikalarca Meksika Dalgalanması yapıp eğlendiler. Metallica oley!! tezahüratları konseri resmen maça çevirdi. Kırmızı-Beyaz sesleri yankılandı Ali Sami Yen 'de.

Sahneyi mor bir ışık kapladı. Heycanımız katlandı birden. Herkes sahnede metallicayı aradı. Ve işte Metallica Sahneye Creeping Death ile girdiler daha sonra aşğıdaki setlistle devam ettiler:

For Whom The Bell Tolls
Ride The Lightning
Harvester Of Sorrow
Welcome Home "Sanitarium"
Leper Messiah
...And Justice For All
No Remorse
Fade To Black
Master Of Puppets
Whiplash
Nothing Else Matters
Sad But True
One
Enter Sandman
- - - - -
Last Caress
Motorbreath
Seek And Destroy

One'daki silah efektleri, Seek And Destroy'daki alev gösterileri muhteşemdi. Konserde ilk çıkan alevle herkes korktu, birden bir yığılma oldu. Alevin sıcaklığını hissettim (yandım resmen ya). Master of Puppets'in solosunu dinlemek muhteşemdi. James "Sadece çok iyi görünmüyorsunuz sesinizde çok iyi geliyor" dedi ki bunda çok haklıydı çunkü nerdeyse her şarkıda herkes eşlik etti.

James seyirciyle süper diyalog kurdu. Bizi ufak bir sınava bile tabi tuttu. Kaçıncı konseriniz diye. Birinciler dedi bizler el kaldırdık, ikinciler, üçüncüler...Ve beş veya daha fazla, bir kaç kişi el kaldırdı. Eminmisiniz falan dedi (Metallica Türkiye'ye 3. kez geldi) James "Beni yanlış anladınız galiba neyse bu gece sadece Metallica dilinde konusuyoruz diyip şarkıya girdi. James'in yaptığı gölge oyunu bii güldürdü. Havai Fişekler, Işıklar, Ses Sistemi, METALLICA...Herşey mükemmeldi. Herkes çılgınlar gibi eğlendi. Hayatımın en güzel anısı olarak kalcak (hissediyorum). (AMA BENİ O GECE EN ÇOK ÜZEN KIRK'ÜN ATTIĞI PENALAR 1 METRE YANIMA DÜSTÜ ALAMADIM. KONSER BİTİMİNDE TELEFONUN FLAŞIYLA ARADIM AMA BİR TANE BİLE BIRAKMAMIŞLAR, TAHMİNİMCE HEPSİ HAVADA SAHİBİNİ BULDU)

Metallica'yla tekrar görüşmek ümidiyle....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder